TEMA Vakfı ve ekolojik okuryazarlık

TEMA Vakfı ve ekolojik okuryazarlık

TEMA Vakfı, 11 Eylül 1992 tarihinde Hayrettin Karaca ve A. Nihat Gökyiğit tarafından kurulan doğa dostu bir vakıftır. Çevreci vakıf olarak Türkiye‘yi tehdit eden çölleşme, erozyon, toprakların verimsizleşmesine karşı toplumsal duyarlılığı arttırmayı hedeflemiştir. Doğanın, çevrenin ve ormanlık alanların korunmasının devlet politikası haline gelmesi için mücadele vermektedir. TEMA vakfının faaliyetleri oldukça geniştir. Bugün binlerce üyesiyle birlikte Türkiye‘nin dört bir yanında ağaçlandırma çalışmaları yürütmektedir. Vakıf, çalışmaları ile doğal varlıkları koruyarak topluma kazandırmaktadır. Kırsal alanların kalkınması, koruma, çölleşmeye karşı mücadele, iklim, ağaçlandırma projeleri ile doğaya hayat veriyor. Gönüllülük esası ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Kurulduğundan itibaren birçok projenin altına imzasını atmıştır. İlk projesi olan ve halen devam eden Meşe Projesi ülkemize 1 milyon hektar meşe ormanı kazandırmıştır..
 

Toprak

Toprak yoksa yaşamda yok
 
agriculture plant seeding growing step concept in garden and sunlight
 
Erozyon hala en büyük Toprak sorunumuz topraklarımızı akıp gidiyor. Her yıl 743 milyon ton toprak erozyona uğruyor. Verimli ovalarımız sanayi, konut ve benzeri amaçlı yapılaşmalar nedeniyle alansal olarak küçülüyor. Bu nedenlerle 2001 - 2017 yılları arasında 3 milyon hektar tarım arazimizi (toplamının yüzde 11) kaybettik. Ayrıca yanlış tarım uygulamaları nedeniyle toprak ekosistemi bozuluyor ve kimyasal kirlilik nedeniyle toprak üretkenliğini kaybediyor. Ne yazık ki meralarımızda da benzer sorunlarımız var. 1920'lerin başında arazilerimizin %56'sını oluşturan meraların oranı bugün %19'a gerilemiş durumda. Üstelik bu kalan meralarımızın da %70'inde bitki örtüsü zayıf ve verimsiz.
 
Gıda güvenliğimiz için vazgeçilmez olan tarım arazilerini ve büyük ovalarımızı korumak zorundayız. Topraklarımızı ve tarım arazilerimizi amacı dışında kullanmamalı, toprağın sürdürülebilir yöntemini sağlamalı, toprak koruma ve erozyonla mücadele tedbirlerini desteklemeliyiz. 
 

Su
 
Hayat suyla başlar
 
 
Ülkemiz bilinenin aksine su sorunu olan ülkelerden biri. Bu durum kişi başına düşen su miktarından anlaşılıyor. Yağışların yüzyılın ilk yarısında %1, ikinci yarısında %18 seviyesine azalacağı öngörülmektedir. Nüfus artışı ve çevresel etkiler nedeniyle su potansiyelinde daha ciddi bir azalma söz konusu olacak. 
 
2050 yılında Türkiye'nin nüfusunun 111 milyonu bulacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla ne yazık ki kişi başına düşen su miktarı bakımından durum daha da zorlaşacak. Su sadece insanların değil tüm canlıların ortak hakkıdır. Hepimizin bu hakkı tanıyan ve suyu koruyan bir su kanuna ihtiyacı vardır. Bu kanun ekosistemlerin su hakkını ve toplumumuzun kaliteli ve yeterli suya erişim hakkını temel olarak hazırlanmalıdır. 
 

Enerji
 
Kömür etme
 
komur-santrali
 
Ülkemizde 45 kömürlü termik santral kurulması planlanıyor. Bu gerçekleşirse Konya havzası,Trakya ve Eskişehir Alpu Ovası gibi tarım alanlarımız kömür ocaklarında dönüştürülecek. Kömürden elektrik üretmek sağlık sorunları yaratmasının yanı sıra topraklarımızı tüketiyor ve tarımsal verim kaybına neden oluyor. 
 
Türkiye'de toplam enerjinin % 27'si boşa harcanıyor, israf ediliyor. Öncelikle enerji verimliliği ve tasarrufuna yönelik çalışmalar yapmalıyız. Doğru planlama ile yenilenebilir enerji politikaları uygulamalıyız. Türkiye'yi besleyen Çukurova, Biga Ovası, Konya havzası, Trakya'daki tarım arazileri kömürlük termik santrallerde kömür ocaklarının feda edilmemeli. 
 

Madencilik 
 
Yerin üstü altından daha değerli
 
Benkar Madencilik Ankara'da Kömür Üretecek
 
Madencilik faaliyetleri yüzünden toprağımızı da suyumuzu da kirletiyoruz, kaybediyoruz. Ormanlarda hatta korunan alanlarda bile madencilik çalışmanı izin verilmesine olanak veren yasal düzenlemeler yapılıyor. 2013-2017 arasında 51. 585 hektar orman alanında madencilik faaliyetleri izin verildi
 
Madencilik faaliyetleri doğal ekosistem bütünlüğünün bozulmasına parçalanmasına ve biyolojik çeşitliliğin azalmasına yol açıyor dolayısıyla TEMA Vakfı olarak tüm Türkiye'yi etkileyecek madencilik ile ilgili yasal düzenlemeleri takip ediyoruz. Manisa'da nikel Artvin'de altın Konya Karaman Eskişehir Çanakkale Trakya bölgesindeki kömür madenciliğinin etkilerine dair TEMA'nın çalışmaları devam ediyor.
 

İklim değişikliği 
 
Değişen iklim değil enerji olsun
 
 
Ülkemiz iklim değişikliğinin neden olduğu olumsuzluklardan en çok etkilenen bölgelerden birinin de yer alıyor buna rağmen Türkiye son dönemde iklim değişikliğine neden olan sera gazı emisyonlarını en hızlı artıran ülkelerden biri. Sera gazı emisyonlarını hızla azaltacak sanayi, ulaşım ve enerji politikalarının hayata geçirilmesi gerekli. TEMA Vakfı olarak; iklim değişikliği konusunda yerel düzeyde kapasite ve farkındalık yaratan projeler yürütüyor ulusal düzeyde karar vericilerin iklim dostu politika üretmeli için savunuculuk yapıyoruz küresel ölçekte ise yurt dışında STK lar ile ortak çalışmalar yürütüyoruz
 

Eğitim
 
Doğanın parçası ol
 
 
1994'ten bu yana doğal varlıkların korunmasına yönelik farkındalığı artıran eğitim programları geliştirip uyguluyoruz. Minik tema, yavru tema, ortaokul tema ve lise tema programlarımız Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliğimiz çerçevesinde tüm Türkiye'de uygulanıyor. Bu zamana kadar yüz binlerce çocuk ve yetişkin eğitimlerden faydalandı ve ekolojik okuryazarlık kavramı ile tanıştı
 
 TEMA Vakfı olarak ekolojik okuryazar bireylerin sayısını artırmayı hedefliyoruz. Ekolojik okuryazar bir birey; doğayı tanıyan, ona temas eden, doğanın bir parçası olduğunu içselleştirmiş, günlük hayatındaki tercihlerinin doğaya etkilerini farkında olan ve doğa ile uyumlu sürdürülebilir yaşam için harekete geçen bireylere ekolojik okuryazar diyoruz
 

Ağaçlandırma ve kırsal kalkınma
 
Türkiye çöl olmasın
 
 
Kuruluşundan bugüne Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliğiyle 19 bin futbol sahası büyüklüğü alanda 16 buçuk milyon fidanı, 22 bin futbol sahası büyüklüğü alanda 700 milyona yakın meşe palamudunu toprakla buluşturdu. Gönüllü bağışlarıyla hatıra ormanları oluşturdu. 250 ağaçlandırma, kırsal kalkınma, erozyon kontrolü, mera ıslahı, çölleşme ile mücadele ve biyolojik çeşitlilik projelerine imza attı.
 

Genç yaşlı demeden herkes vakfa bağışta bulunabilir. Üyelerinden ve gönüllülerden elde ettiği geliri fidan dikme ve erozyonla mücadele için harcamaktadır. TEMA vakfı görevlerini devam ettirebilmesi için maddi ve manevi desteğe ihtiyacı vardır. Maddi desteğin yanı sıra düzenlenen etkinliklere ve seminerlere katılarak vakfın vizyonunu daha çok kişiye ulaştırabilirsiniz. Vakıf bünyesinde ağaç dikme etkinliklerine katılabilir, seminer verebilir, insanları bilinçlendirerek vakfın çalışmalarına destek olabilirsiniz.
 
TEMA vakfına gönüllü üye olmak için sitesine giriş yapabilirsiniz. TEMA vakfı gönüllülük esası ile çalışan vakıftır. Üyelerden ve kuruluşlardan sağladığı gelirle faaliyetlerini devam ettirmekte. Üyelik ücretleri bulunuyor; 0-13 yaş arası 10 TL, 14-24 yaş arası 10 TL, 25 ve üstü yaşındaysanız tek seferlik 30 TL bağışta bulunarak ömür boyu üye olabilirsiniz. Vakfın ana gelir kaynağı üyeler olduğundan vakfa yapılacak bağışlar faaliyetlerine yardımcı olur. Online ödeme işlemi yaparak dekontu gönderdiğiniz takdirde üyeliğiniz işleme alınabilir.
 
Detaylı bilgi ve başvuru için; http://www.tema.org.tr/
 
 

Hasan ACAR | Kişisel Web Sitesi

YORUMLAR

    Bu konuya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...

YORUM YAZ